DİL GELİŞİM BASAMAKLARI

DİL GELİŞİM BASAMAKLARI

 

Yeni doğan döneminde (0-6 hafta) bebek refleksif sesler çıkartır. Bunlar, farklılaşmamış sesler olarak adlandırılmakta, amaçsız, anlamsız ve rastlantısal olarak çıkarılmaktadır

  • Bir süre sonra bu sesler farklılaşarak, uyarıcıyla ilişkili olarak, genellikle açlık ve rahatsızlık ağlamaları şeklinde değişikliğe uğrarlar.

 

Gığıldama dönemi olarak belirlenen 6 hafta ile 3 ay arasında bebek ses oyunları ile ses üretiminden zevk aldığını belli eder. A-u-o gibi ünlülerin uzatılması ile s-k-g gibi yumuşak damak ve gırtlak seslerinin çıkarılması bu dönemin en belirgin özelliği sayılmaktadır

  • 6-9 aylar arasındaki mırıldanmanın tekrarı (Lalling) döneminde, bebeğin çıkardığı sesler hece tekrarına doğru değişmektedir ve ba-ba, ma-ma gibi ünlü-ünsüz türü birleşimler en sık rastlanan yapılardır.
  • Ses-sözcükler döneminde (9-12 ay), tekrarlama ve çeşitlenmiş mırıldanma görülür.

   Bebek ses oyunlarında ritim kullanmaktadır.

 

  • Ses-sözcükler döneminde (9-12 ay), tekrarlama ve çeşitlenmiş mırıldanma görülür

Bu dönemde çıkarılan sesler, ana dile ait seslerdir. "Jargon" denilen, anlaşılmayan fakat entonasyonu nedeniyle düz cümle ya da soruya benzeyen yapılar ve çocuk için sözcük veya cümle yerini tutan yapılar, bu dönemin en belirgin özelliğidir

  • 12-18 aylar arasında çocuklar, ilk sözcüklerini söylerler ve bu ifadeler bulundukları durumla birlikte yorumlanmalıdır.

18-24 aylar arasında çocuklar tek sözcükleri ard arda getirerek iki ve üç sözcüklü birleşimler oluştururlar. Çocuğun bu dönemde 100-200 arasında sözcüğü vardır.

 

Çocuğun söylediği sözcüklerin çeşidi incelendiğinde çoğunluğu isim olmak üzere birkaç fiil, sıfat ve zamirleri de kullandığı görülür.

  • 2-3 yaş arası, dilbilgisi yeteneğinin ve sözcük dağarcığının en hızlı geliştiği dönemdir.

 

  • 3-4 yaşlar arasında çocukların bir çoğu kendi ana dillerinin temel yapılarını öğrenirler. Söz dizimi yapısı yetişkininkine benzer. Sözcük dağarcığı 900 civarındadır.

Geçmiş, şimdiki ve geniş zaman kullanımı görülür. Çocuklar genellikle,

 

 4-5 yaşlarında kendi dillerinin dilbilgisi yapısını tamamı ile öğrenmiş olurlar

 

ZEKA  VE  DİL

  • Çocuğun dili kullanmayı öğrenmesi gelişimin en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü dil, belli kurallara dayalı semboller sistemidir. Konuşma ise dili kullanarak sözlü iletişim kurma yöntemidir. Çocukların, dile ait becerileri doğuştan getirdiği bilinmekle birlikte bu becerilerin çevresel faktörlerle geliştiği de bir gerçektir.
  • Ailelerin bebeklere karşı gösterdikleri ilgi ve sevgi ile beraber onlarla konuşmaya başlamalarının bebeklerin dil gelişiminde önemli katkıları vardır. Fakat yetersizliği olan çocukların bu konuşmalara tepki vermemesi ya da çok az tepki vermesi üzerine genellikle tek yönlü bir iletişim meydana gelir.

 

 

       Yetersizliği olan çocuklarda:

  • Algılama güçlüğü
  • Dikkat dağınıklığı
  • Konuşma işlevini yerine getiren organlardaki yapısal bozukluklar
  • Organların hazır hâle gelmemesi
  • Çevresel faktörler
  • İşitme organlarındaki bozukluk
  • Zihinsel yetersizlik gibi nedenlerden dolayı ciddi sıkıntılar ortaya çıkar.

DİL  GELİŞİMİ  DÖNEMLERİ

  • ALICI DİL DÖNEMİ
  • İFADE EDİCİ DİL DÖNEMİ

            Dil  gelişimi  yukarıdaki  2  temel  dönemde  incelenmektedir. Ancak  alıcı dil  ve  ifade  edici  dil  iç içedir.  Dil  eğitimi  yaklaşımları  bu  dönemlere göre  düzenlenmektedir.

 

            Kısaca  tanıyalım:

 

ALICI  DİL  GELİŞİMİ

  • Çocuklarda alıcı dilin, ifade edici dilden önce geliştiği dikkate alındığında alıcı dil gelişimini desteklemek için anne, baba ve öğretmenin;
  • kısa, basit cümleler kurmaları
  • sözel ifadeleri tekrarlamaları gerekir.

    Çocuğun konuşulanları anlamasında, konuşma sırasında kullanılan jest ve mimikler, sözcük ya da eylemlerin hareketle ifade edilmesi etkili olmaktadır.

 

ALICI  DİL  GELİŞİMİNDE  DİKKAT  EDİLMESİ  GEREKENLER

  • - Kullanılan oyuncaklar, eşyalar çocuğun anlama yaşına uygun olmalıdır.
  • - Tüm yapılan çalışmaları oyunla öğretmeliyiz. Her zaman çocuğun oyuna aktif katılımını sağlamalıyız.
  • - Basit sözel ifadeler kullanmalıyız. Bunları anlayabildiğinde karmaşık ifadeler kullanabiliriz.
  • - En önemlisi çocuklarda konuşurken göz kontağı kurmalıyız. Anlamasını istediğimiz kelimeyi çocuğun gözlerinin içine bakarak söylemeliyiz.

ÖRNEK  ÇALIŞMALAR

Günlük bakım sırasında onun dikkatini çekerek ve göz kontağı kurarak konuşmalısınız (örneğin: mama verirken yiyeceği gösterip mama sözcüğünü kullanmak).

Giydirirken giysilerin isimleri tekrarlayın veya kağıt bebekler hazırlayıp, bebeklerin giysileri giydirilirken isimleri söyleyin

Çeşitli kuklalar kullanarak çocuklarla oynayın ve bu oyunlar sırasında çocuklarla konuşun.

Çocuğa oyuncakların ismini öğretin.
Eşyayı verme, alma oyunları yapılır. Al, ver, tut, at sözcüklerini kullanın

 (Örneğin: Topu at, topu tut).

 

 

 

 

 

 

İFADE  EDİCİ  DİL  GELİŞİMİ

  • Bu devrede çocuk kendini anlatabilme yeteneğini kazanmaya başlar.
  • Normal dil gelişimine sahip olan bir çocuk, konuşmaya nasıl başlayacağını, nasıl devam ettireceğini, söyleyeceklerini dinleyicilere ve farklı durumlara göre nasıl uygun hale getirebileceğine ilişkin kuralları zaman içinde öğrenecektir.

 

  • Çocuklar konuşmaya ait her bir kuralı farklı yaş dönemlerinde kazanmakta ve bir sonraki yaşta yeni beceriyi öğrenirken eskisini geliştirmektedirler.

İFADE  EDİCİ  DİL  GELİŞİMİNDE  DİKKAT  EDİLECEK  NOKTALAR

  • - Kullandığımız sözcükler çocuğun anlayabileceği düzeyde olmalıdır.

 

  • - Çocuğun ne söylediği, nasıl söylediği, ne istediği dikkatle dinlenmelidir.

 

  • - Model olunmalıdır.

 

  • - Söylediğinizi taklit etmesi sağlanmalıdır.

 

  • - Çocuk konuşmaya çalışırken sürekli soru sormamalı onu bıktırmamalısınız
  • - Çocuğu konuşması için cesaretlendirmelisiniz.
  • İfade edici dili geliştirecek eğitim çalışmalarından örnekler:
  • Çocuğa albümdeki fotoğraflar gösterilir, isimler tekrarlanır, sorulur.
  • Resimli küplerin üzerindeki isimler öğretilir.

KARŞILIKLI  KONUŞMA

  • İfade edici dil becerisinin gelişimi karşılıklı konuşma bütünlüğünü içerir.
  • Çocuk konuşmayı yetişkinlere öykünerek öğrenir ancak bu yetişkinin çocukla iletişim kurmasıyla gerçekleşir.
  • Konuşmayı devam ettirmede en önemli kurallardan birisi çocuğun anlatacaklarını belli bir sıra izleyerek ifade etmesidir.
  • Konuşmanın diğer temel kuralı ise "Ortak bir konu" nun olmasıdır. Ancak bazı yaş gruplarında bazı sıkıntılar olabilir.
  • ÖRNEK:
  • 2-2,5 yaş öncesindeki çocuklar, karşılarındaki kişinin kendilerini dinlemesini beklemeden konuşmaya başlar ve bunu sürdürürler
  • 2,5-3 yaşlarında ise, söyleyeceklerini tüm çevresindekilerle değil, konuşmaya başlamadan önce konuşacağı kişiye yönelerek onun adını söyleyip daha sonra anlatacaklarını paylaşma eğilimindedir. Ancak bunu yaparken de kendisini dinleyecek olan kişinin dikkatini toplamasına fırsat vermemektedir.

İFADE  EDİCİ  DİL  GELİŞİMİNDE GRUP  VE  BİREYSEL  EĞİTİMİN  ÖNEMİ

  • İfade etme ile ilgili etkinlikler genel olarak küçük gruplarda daha iyi yürütülmektedir. Grup çalışmasının yararları şunlardır:
  • 1. Çocuğun yaşıtları ile etkileşim ve iletişim kurmasına fırsat verir.
  • 2. Büyük gruplar, oynanan oyunlar yapılan etkinlikler ve tartışma ortamları için elverişlidir.

3.  Gruplar; rica etmek, yönerge vermek, önermek, soru sormak, soru­lara cevap vermek gibi durumlara daha fazla olanak sağlar.

 

4.  Dili iyi kullanan çocuklar diğerleri için uygun bir model olabilirler; çocuklar genellikle kendilerininkine yakın dil özellikleri olan daha büyük yaş çocuklarını model almayı tercih ederler

  • Yetersizliği olan çocuklarda yukarıda doğal olarak gelişen süreçlerde ciddi zorlanmalar gözlenebilmektedir.

 

  • Bu önerilen dil çalışmalarının sıklığının, yoğunluğunun, çeşitliliğinin arttırılması şeklinde yetersizliği olan çocukların dil gelişimi çalışmaları olarak düzenlenebilir.

Dil  gelişiminde  kullanılan  materyallerin  özellikleri

  • 1.Çocuğun ilgisini çekmeli ve uygun gelişim düzeyinde olmalıdır.
  • 2.Kullanılan sözcükler çocuğun anlama düzeyinde olmalıdır.
  • 3. Yetişkin yada eğitimci, çocuk için iyi bir model olmalıdır
  • 4. Çocuğun yetişkine dikkatini vermesi önemlidir. Eğer çocuk, seçilen materyallere ilgi göstermiyorsa etkinlik çocuğun ilgilendiği konuya yönelik olarak hazırlanmalıdır. Bu, çocuk kuralları koyar demek değildir. Ancak çocuk yapılacak etkinliğe ne kadar istekli olursa o kadar çabuk öğrenir.
  • 5. Etkinliklerin çoğu farklı amaçlar için de kullanılmalıdır. Örneğin: kum ve su gibi görme-dokunma ve işitme ile ilgili organları uyaran araştırma niteliğindeki oyunlar ve hayali oyunlar anlama ve ifade etmeyi geliştirmek için kullanılabilir.
  • 6. Materyalleri amacına uygun kullanmadan önce çocuğa onları tanıması için fırsat verilmelidir.

 

  • 7.Çocuk bir etkinlikle uzun süre ilgileniyorsa, etkinlik değiştirilmemelidir. Çünkü bu, çocuğun halen o etkinlikten bir şeyler öğrendiğini göstermektedir. Çocuğun hareketlen monotonlaşmaya başladığında mutlaka yeni bir materyal verilmelidir.

 

  • 8. Çocuğun ilgisini çekmeyen bir etkinlikte ısrar edilmemelidir.

9.  Çocuğun öğrendiklerini pekiştirebilmesi için gerekli olan tekrarlamaları yaptığından emin olunmalıdır.

 

10. Çocuğa hatalarını düzeltmesi için zaman verilmelidir. Bu, çocuğun kendisine olan güvenini geliştirecektir.

 

11. Genelleme yapabilme, çocuklar için önemli bir beceridir. Çocuk yeni öğrendiği becerileri mümkün olduğunca farklı durumlarda pek çok kez ve eğitimciden farklı kişilerle de tekrarlanmalıdır.

 

  • 12. Çocuğun ne söylediğiyle ilgilenilmeli ve söylediklerini nasıl ilettiğine dikkat edilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİL VE İLETİŞİM BECERİLERİNİN ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN YAKLAŞIMLAR

  • Engelli çocukların dil ve iletişim becerilerini edinmelerini kolaylaştırabilmek için pek çok öğretim programı geliştirilmiştir. Bu programları genel olarak
  • Sağaltıcı yaklaşım (Therapeutic Approach)
  • Doğal yaklaşım (Naturalistic Approach)

 olmak üzere iki farklı yaklaşım altında toplamak mümkündür

A. Sağaltıcı yaklaşım

  • Sağaltıcı yaklaşımda amaç, çocuğa iletişim için gerekli uygun dil biçimlerini, doğru yapıları ve sözdizimini öğretmektir. Bu yaklaşımın birkaç ayırıcı özelliği vardır. Bu özellikler aşağıda sıralanmaktadır:

 

  • (a) Öğretim ortamında genellikle çocuk ve terapist olmak üzere iki kişi bulunmaktadır.

 

  • (b) Rahatsız edici etmenlerden arındırılmış bir öğretim ortamı sağlayabilmek için öğretim ortamında öğretimle ilgisiz tüm uyaranlar ortadan kaldırılmaktadır.

 

  • (c) Öğretilecek beceriliyle ilgili uyaranlar da (örneğin, ipuçları, malzemeler) dil programının amacına uygun bir şekilde dikkatlice seçilmektedir (Erbaş, 2003; Hart ve Rogers-Warren, 1978).
  • Bu yaklaşımın iki yararı bulunmaktadır:

 

  • (a) Öğretim son derece kontrollü koşullar altında gerçekleşmektedir.

 

  • (b) bu kontrollü koşul altında dil kullanımı neredeyse zorunlu olduğundan, çocukların hedef becerileri çalışabilmeleri için sınırsız iletişim olanağı bulunmaktadır (Erbaş, 2003; Hart ve Rogers-Warren, 1978
  • Bu yararların yanısıra, sağaltıcı yaklaşımın bazı sınırlılıkları bulunmaktadır (Erbaş, 2003).
  • Hedeflenen tepkiler işlevsel olmadığı gibi doğal ortamlarda kullanılan örnekler gibi de olmamaktadır (Baer ve Guess, 1971, 1973; Bricker, 1972; Bricker ve Bricker, 1970; Turnure, 1971; Waldo, L., Guess, D. ve Flanagan, B., 1982).

 

  • Sağaltıcı yaklaşıma eşlik eden bir diğer olası problem de, uyaran kontrolünün terapi ortamlarından doğal ortamlara taşınamamasıdır (Halle, 1982).

B. Doğal yaklaşım

Bire-bir eğitim şeklinde düzenlenen ve çok sayıda terapi içeren; ancak, genelleme ve doğal dil gelişimi açısından başarısızlığa uğrayan sağaltıcı yaklaşıma bir tepki olarak, son yıllarda iletişim becerilerinin doğal bağlamlarda öğretilmesi üzerinde durulmaya başlanmıştır

 

  • Doğal yaklaşım;

1-  Tesadüfi-öğretim (incidental teaching)

 2-  Tepki isteme modeli (mand-model)

 3-  Bekleme süreli öğretim (time delay)

    gibi tekniklerden oluşmaktadır.

 

            Bu teknikler, her ne kadar birbirlerinden farklı olsalar da çocukların dil ve iletişim becerilerine katkıda bulunabilecek birkaç ortak özelliği paylaşmaktadırlar (Kaiser, Ostrosky, ve Alpert, 1993

Bu özellikler;

  • (a) Dil ve iletişim becerilerinin öğretiminin doğal iletişim olanakları kullanılarak gerçekleştirilmesi

 

  • (b) Öğretim olanaklarını artırmak için ilginç malzemelerin kullanılması ve malzemelerin görülebileceği; fakat, ulaşılamayacağı yerlere konulması gibi bazı çevresel düzenlemelerinin yapılmasını gerektirmesi

 

  • (c) Öğretimin çocuğun o anki çevresinde ilgilendikleri şeyler üzerine yoğunlaşması

 

  • (d) İletişim girişimleri için doğal olmayan pekiştireçler yerine çocuğa istediğini vermek gibi doğal sonuçların kullanılmasıdır (Erbaş, 2003).
  • Araştırmacılar, dil ve konuşma sorunu olan öğrencilere dil ve iletişim becerileri öğretiminde doğal yaklaşımın sağaltıcı yaklaşıma göre daha etkili olduğunu belirtmişlerdir.

(a)Doğal yaklaşımı benimseyen dil ve iletişim becerileri öğretim  programlarının öğrencinin bulunduğu çevrede ve günlük  rutinlerde kullanılabildiklerinden, kaynaştırma uygulamalarıyla uyum göstermeleri

 

  • (b) Öğretim, bireylerin doğal ortamlarında gerçekleştirildiği için kazanılan becerilerin öğretimin yapıldığı ortamdan doğal ortamlara genellenmesi ile ilgili sorunların en aza indirgenmiş olması
  • (c) Hedef öğrencinin öğretmenlerinin, ebeveynlerinin ve arkadaşlarının da dil ve iletişim öğretimi programlarına katılmaları

 

  • (d) Öğretim için seçilen beceriler, çocuğun iletişim kurduğu doğal ortamlarda

            gerçekleşen becerilerle ilişkili olduğu için (örneğin, yiyecek isteme, nesne  alma, sıra alma gibi) öğrenciler için işlevsel olma özelliği göstermesidir .     (Erbaş,2003).

 

 

Çevresel düzenleme teknikleri

 

  • (a) ilgi çekici araç-gereç sağlama.

 

(b) bazı nesneleri görülebilir  fakat, erişilemeyecek yerlere koyma.

 

(c) gereksinim duyulan ya da istenilen nesnelerden az miktarda bulundurma

  • (d) seçim yapmak için elverişli durumlar oluşturma

 

  • (e) öğrencilerin yardıma gereksinim duyacakları durumlar oluşturma

 

  • (f) beklenmedik durumlar yaratmadır (Snell ve Brown, 2000).

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !